23 NİSAN VE NESİLLERİ GELECEĞE HAZIRLAMAK

23 NİSAN VE NESİLLERİ GELECEĞE HAZIRLAMAK

23 NİSAN VE NESİLLERİ GELECEĞE HAZIRLAMAK


23 Nisan 1920, Türk milletinin iradesini temsil eden Büyük Millet Meclisi'nin açıldığı ve Türk halkının egemenliğini ilân ettiği tarihtir. Atatürk, 23 Nisan 1924'te “23 Nisan” gününün bayram olarak kutlanmasına karar vermiştir. Bu tarihten 5 yıl sonra 23 Nisan 1929'da Atatürk bu bayramı çocuklara armağan etmiş ve 23 Nisan ilk defa 1929 yılında Çocuk Bayramı olarak kutlanmaya başlanmıştır.

Ülkemiz için 23 Nisan bağımsızlığın, çocuklara verdiği önem ile de aydınlık geleceğin adıdır. Hepimiz biliyoruz ki aydınlık bir gelecek için sağlıklı ve eğitimli bir nesile ihtiyacımız var. Bağımsızlığımızın 100. yılında hepimizin görevi geleceğin Türkiye’si için şimdiden bu amaç uğrunda çalışmaktır. Bir sağlık neferi, bir hemşire olarak ben de, geleceğin sağlıklı nesilleri için ülkemizin emzirme oranlarını arttırmayı kendime hedef olarak belirledim.

Peki, neden mi emzirme? Size kısaca bu nedenlerden bahsedeceğim tabi ki ama öncelikle şu bilgiyi vermek isterim; Yediğimiz tüm yiyecekler, içecekler, yaşamımız boyunca maruz kaldığımız çevre şartları ve psikolojik durumumuzun genlerimizin geleceğe aktarılması ve gerektiği gibi çalışması üzerinde önemli etkileri olduğu yapılan araştırmalar ile ortaya konmuştur. Bu durumda kendi sağlığımız ile ilgili sorumluluklarımıza gelecek nesillerin sağlığı da eklenmiştir. Maalesef anne baba olarak bu sorumlulukları tam olarak yerine getirememek, bazen eksik veya yanlış bilgiler, bazen de destek bulamama en çok karşılaştığımız durumdur. Bizim görevimizde tam bu noktada başlamaktadır. Ailelere anne sütü ve emzirmenin hayati olduğu kadar, ülke geleceği içinde önemli olduğunu anlatmamız, onlara gerekli danışmanlığı sağlamamız gerekmektedir.

Şimdi yeniden sorumuza dönelim, neden emzirmelisiniz? Neden emzirme konusunda danışmanlık vermelisiniz? Neden emzirme konusunda savunucu olmalısınız? Sorularımızı cevaplayalım. Bu soruların hemen hepsinin cevabı aynı olsa da işleyişi birbirinden çok farklıdır. Sorulardan yola çıkıp aynı cevaba gitmek için farklı yollardan geçmemiz gerekmektedir. Neden emzirmelisin sorusunda ebeveynlerin, neden emzirme danışmanlığı vermelisiniz de sağlık profesyonellerinin ve neden emzirme savunucusu olmalısınız sorusunda ise başta siyasi irade olmak üzere tüm toplumun sorumluluğu ve görevleri vardır. Bu görev ve sorumlulukları yerine getirdiğimizde ulaşacağımız cevapların bir kısmı şöyledir;

Anne sütü ile beslenen bebekler, ona özel ve durumuna uygun hazırlanmış en mükemmel besini almış olur.

Annenin bebeğini emzirmesiyle anne-bebek ilişkisi güçlenir, annenin bebeğini benimsemesi, bebeğin sağlıklı bir kişilik kazanması kolaylaşır.

Emziren annenin kendine güveni ve bebeğine bağlanması artar. Annenin doğum sonrası depresyon yaşama sıklığı azalır.

Anne sütü içinde bulunan antikorlar, canlı hücreler, enzimler ve hormonlar bebeği enfeksiyon ve hastalıklara karşı korur.

Anne sütü alan bebeklerin zekâ düzeylerinin daha yüksek olur.

Emziren anneler eski kilolarına daha çabuk dönerler. Hem anne hem de bebek için obezite (şişmanlık) sorunu olmaz.

Emzirme; annede meme ve yumurtalık kanseri ile menopoz sonrası osteoporoz ve kalça kırığı riskini azaltır.

Emzirme annenin ve ailenin yaşamını daha kolay hale getirir, daha az zaman ve güç harcanır.

Anne sütü sindirim sistemi konforu açısından eşsizdir ve de en önemlisi tüm bunları bebeğe ücretsiz olarak sunar.

Beslenme harcamalarını azaltarak aile ve ülke ekonomisine katkı sağlar.

Emzirme ile hem ailenin hem de devletin yaptığı sağlık harcamaları azalır.

Emziren kadınların çalıştığı iş yerlerinde verimlilik artar. Emziren kadınların bebekleri sık sık hasta olmadıkları için iş yerlerinden daha az ayrılırlar ve anneler psikolojik olarak daha mutlu ve huzurludur.

Emzirme çevreyi de korur. Çünkü emzirme doğada artık olarak kalabilecek daha az plastik madde kullanımı, sıfır karbon ayak izi demektir.

Aslında kısa ve öz olarak verdiğim bu cevaplar daha sayfalarca uzayıp gidebilir. Son söz olarak belki şunu hatırlatmakta fayda vardır diye düşünüyorum. Anne sütü ile beslenen bebeklerin zekâ oranları ile ilgili varılan sonuçların yüksekliği (8-10 puan) aşikârdır. Sağlıklı ve akıllı nesil, sağlıklı ve gelişmiş bir ülke demektir. Bebeklerini anne sütü ile büyütenler yarınlarını koruma altına almış demektir. Bugün 100. yılını kutladığımız bağımsızlığımızın daha nicelerinin kutlayacak olan sağlıklı nesilleri yetiştirmek bizlerin görev ve sorumluluğudur. 23 Nisan Çocuk Bayramımız kutlu olsun.

Melek KILIÇ

Diger makalelerimiz için: klinikmedya.com

Facebook hesabımız: temasder

İnstangram hesabımız:Temas Derneği